Çocuk doğuştan meraklıdır,
oyun ise onun öğrenme dilidir.
Merak ettiklerini kurcalayarak tanıyacağı, oynayarak pekiştireceği bir dünya kuruyoruz.
Konular
Taşıtlar
Oyunlar
Nasıl düşünüyoruz
Kurallarımızı yazmak yerine buraya koyduk. Üçü de uygulamada tam böyle çalışır; deneyin.
Yanlışa ceza yok
Kavanoza bir meyve, bir de sebze atın. Rakun yanlışa kızmaz: eğilir, sebze başının üstünden geçip gider. Kırmızı çarpı da yok, üzgün ses de.
Çocuk kendi basamağında oynar
Oyun, çocuğun yaşına uygun bir yerden başlar. Rahat oynadıkça bir basamak çıkar; zorlandığında, ona fark ettirmeden bir basamak iner. Deneyin: anneyi yavrusuyla eşleştirin, bir elde birkaç kez yanlış yaparsanız sonraki elde bir çift eksilir.
Tek dokunuş oyunu kapatmaz
Önce rakamı tamamlayın: pembe boncuğu parmağınızla yol boyunca sürükleyin. Sonra geri okuna bir kez dokunun: yalnız büyür. Oyundan çıkmak için üç saniye içinde ikinci kez dokunmak gerekir.
Yolculuğumuz
Öğrenmenin yakıtı meraktır. Çocuk en iyi nasıl eğlenip en iyi nasıl öğrenecekse, biz de oraya doğru yürüyoruz.
Bugün uygulamada
Çocuk, doğası gereği kurcalayarak öğrenir
Geri Dönüşüm'de kamyonun bir bölmesi dolunca o renkteki çöpü artık almaz: kaldırıcı dener, konteyneri geri bırakır. Önce aynı renkteki istasyona gidip boşaltmak gerekir. Kamyonu parmağınızla sürün, konteynerlere dokunun.
Yeni eklendi
Birlikte kullanılan nesneler
Uygulamada bu sahneler bir televizyonda oynar: kumandayla kanal değiştirilir, ses açılıp kısılır. Her kanalda çocuğun çözeceği küçük bir problem var: nesne tek başına iş görmez, eşiyle çalışır.
Bir sonraki sürümde
Nasıl Hissediyorum
Her yüz bir duygu; adını yazı değil, ses söyler.
Kedinin yüzü tıpkı bir kitap sayfası gibi kayarak şekillenir: sağ üstteki dil gözleri, sağ alttaki dil ağzı değiştirir; soldaki dil ise rastgele bir duygu getirir. Çocuğunuz bu dillere dokunur ya da onları çeker; yüz yerine oturduğunda beliren duygunun adı sesli olarak söylenir.
Oyunda kırktan fazla duygu var. En küçükler (2–3 yaş) temel duygularla başlar: sakin, mutlu, şaşkın, üzgün, kızgın, korkmuş. Bu yaşta yüzün bir yarısı değiştiğinde diğeri de kendiliğinden ona uyar; çocuk büyüdükçe yeni yüz ifadeleri kademeli olarak açılır.
Sırada
Bir gölgeye dokunun.
Ebeveynler için
Ekranda yalnız çocuğunuz ve oyunu var.
Ebeveyn kapısını deneyin
Uygulamadakinin aynısı. Kapı, okuma bilmeyi şart koşar: hangi tuşa basılacağını rakamla değil, yazıyla gösterir (“beş” gibi). Yanlış tuşta ses ya da uyarı yok, çocuk için bir oyuna dönüşmesin diye. Amaç, çocuğun ebeveyn bölümüne kazara girmemesi.
- Reklam yok. Reklam kimliği de, üçüncü taraf yazılım da yok.
- Hesap yok. Ad, e-posta ya da telefon istemeyiz; çocuğunuzun adını bile sormayız.
- Bilgiler telefonda. Profil ve oyun geçmişi bize gönderilmez; sunucumuz yalnız oyunların resimlerini ve seslerini verir.
- İnternetsiz de açılır. Oynanan oyunlar telefona kaydedilir; internet yokken de açılır.
- Her oyunun ayarı ayrı. Sayıların nereye kadar gideceğini, eşlerin dokunarak mı sürükleyerek mi birleştirileceğini, en fazla kaç parça ya da çift olacağını siz seçersiniz. Oyun bu sınırın içinde çocuğa göre kendiliğinden ayarlanır.
Günlük oyun süresini siz belirlersiniz
Başlangıçta süresizdir. Dilerseniz her çocuğun profili için ayrı ayrı 15, 20, 30, 45 ya da 60 dakika seçebilir, ya da kendi özel sürenizi tanımlayabilirsiniz. Süre dolmadan yaklaşık iki dakika önce çocuğun seçtiği karakter ekranda esnemeye başlar. Çocuk elindeki turu tamamladığında ekran sakince kararır ve karakter uykuya dalar. Ek süre tanımak, o günkü sınırı kaldırmak ya da bir kardeşin profiline geçmek tamamen ebeveyn kapısının arkasında, sizin kontrolünüzdedir.
Buradaki sahnede bunu kirpi gösteriyor; uygulamada doğrudan çocuğun kendi karakteri esner. Kirpiye uykuluyken dokunursanız irkilir, uyurken dokunursanız hafifçe kıpırdanır.


